PROBİYOTİK NEDİR?

Probiyotikler, canlı mikro organizmalardır.
Bu mikro canlılar yararlı bakteriler olup, insan vücüdun da bağırsaklarda yaklaşık 100 Trilyon toplam probiyotik bakteri bulunur .

Mide ve bağırsaklarımızda sindirim sisteminin düzenli çalışmasını ,hastalıklara karşı direnci arttıran bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlarlar.

1900’lü yılların başında bilim dünyası hastalıklara yol açan mikrop ve virüsleri araştırırken yararlı bakterileride keşfetmiştir..

Bu yararlı bakterilerin fermente gıdalarda var olduğunu tespit ettiğinde ,bağırsaklarda bir mikroorganizma topluluğunu olduğuna karar vermiştir.

Bu bağışıklık sistemi ile bilgilerin ilk tespitleridir.

Bilim dünyası yararlı bakteriler konusunda ,sindirim sistemi ve bağışıklık sistemi konusunda en kapsamlı araştırmayı MİİKROBİYOM projesi ile yapmıştır.

Mide ve bağırsaklarda adına MİKROBİYOTA denilen bir organ olduğunu tespit etmiştir.

Mikrobiyota organımız normal doğumda annenin doğum kanalından alınan ilk probiotiklerle kuruluyor .
Daha sonra anne sütündeki probiotiklerle bağışıklık sisteminin temeli atılıyor .

Bağırsaklarımızın 2. beyin olduğu açıklamaları ile gelişen araştırmalar ,bağışıklık sisteminin diğer metabolik tüm sistemlerin merkezi olduğu sonucuna varmıştır.

Probiotik bakteriler canlı ve aktif özellikleri ile vücudumuzda muhteşem ve mükemmel görevler yapmaktadırlar.

Yapılan araştırmalar ancak bugün bu görevlerin sadece % 15 ‘ini tanımlayabiliyor

Bilinmeyen gizemli daha büyük bir sistemsel zenginlikten bahsedilebilinir.

Her yararlı bakteri probiyotik bakteri değildir.

Bir yararlı bakterinin Probiyotik nitelikli olabilmesi için
bazı kriterlere sahip olması gerekir

1. Mide asidine ve safra tuzlarına dayanıklı olabilmeli
2. Bağırsaklara canlı ulaşabilmeli
3. Bağırsak dokularına tutunarak kolonize olabilmeli
4. Bağırsaklarda patojenleri etkisiz hale getirebilmeli
5. Zararlı ve zehirli maddeleri sentezleyerek dışarı atabilmeli
6. Prebiyotik liflerle birlikte simbiyotik canlı bir yaşam
oluşturabilmeli
7. Prebiyotik lifleri fermente ederek yeniden antimikrobiyal
maddeler ve doğal antibiotik olan bakteriyosinler üretebilmeli
8. İnsan orjinli olabilmeli ve vücuda giren her türlü maddeyi algılayıp,ayırt edip peyer plakalarındaki hafıza hücrelerine kayıt edebilmeli
9. Bağırsak dokularına bağlı olan Vagus sinir hücreleri ile tüm kaydettiği bilgileri sürekli metabolizmaya iletebilmeli

10. Vitamin sentezi yapabilmeli ,bazı vitaminleri üretebilmeli ,ince bağırsaklardan vitaminlerin ,minerallerin ve proteinlerin emilim yapılmasını destek olmalıdır.

PROBİYOTİK BAKTERİLERİN YARARLARI

Probiotik bakteriler; bağışıklık sisteminin kurucusu
ve koruyucusudurlar.
*Dost bakteriler olup, canlı ve güçlü mikro organizmalardır.
* Uzun ve sağlıklı yaşamanın sigortası, sağlıklı beslenmenin
temelidir.
* Mide ve özellikle bağırsaklarda en çok bulunmalarının yanı-
sıra vucudun her bölgesindeki organ ve dokularda bulunurlar.
*Sindirim sisteminin düzenli ve verimli çalışmasını sağlarlar.
Sindirimin ilk başladığı yer olan ağızda bademciklerde bulunup
ağız ve diş sağlığına olumlu destek olurlar.
*Midedeki kimyasal sindirimde, besinlerin fermente edilmesinde
enzimlerle birlikte stratejik görev yaparlar.
*Hazımsızlık, Gaz ve şişkinlikleri önleyerek besinlerin tam sindirimini
yaparak tam beslenme sağlarlar.
*Kronik kabızlık ile mikrobik veya antibiotikten kaynaklı ishalleri
durdururlar.
* Fermentasyon da karbonhidratları parçalayarak dönüştürürler.
Bu dönüşüm ile kısa zincirli yağ asitleri olan; laktik asit, hidrojen
peroksit gibi antimikrobiyal maddeleri üretirler.
*Fermentasyon da yine proteinlere işleyerek doğal antibiotik olan
Lantibiotikleri (Asidopilin, Nisin, Lactisin, Subtilin, Palantisin gibi
bakteriyosinleri) üretirler.
*Probiotikler vitaminlerin sentezlenmesini yaparak, onların
emilimini ile minerallerin özümsenmesini ve proteinlerden bio
yararlanımı sağlarlar.
*Vücuda toksinlerin, ağır metallerin, zehirli ve zararlı maddelerin
birikmesini engellerler ve onların dışarı atılımını gerçekleştirirler.
*Karaciğer ve böbreklerde zararlı maddelerin,asitlerin birikmesini
engelleyip dışarı atılmalarını sağlarlar.
*Deride oluşabilecek egzama ve enfeksiyonlar ile cilt kırışıklıklarını
önlerler.
* Vajinal akıntı ve mantarlara karşı etkindirler.
*Kasların, Kemiklerin ve dokuların güçlenmesine destek olurlar.
Kasların zayıflamasının ve kemik erimesinin önüne geçerler.
*Obeziteye ve diabet’e karşı etkin görev yaparlar.
*Böbreklerde ve safra kesesinde fazla kalsiyumdan kaynaklanan
okzalat taşının oluşumunu engellerler.
* Kanamaları durduran ve yaraları iyileştiren K2 ve saçlar ile
tırnakların güçlenmesini sağlayan H vitaminlerinin üretimini yaparlar
*Güneşten alınan doğal D vitamininin ve B gurubu vitaminlerin
sentezlenmesini yaparlar.
*Sinir sistemini onararak, stres ile yorgunlukları azaltır, sakinlik
kazandırıp uyku dengesini sağlarlar.
* Sinir sistemindeki nöronların ve miyelin kılıflarının güçlenmesine
destek olurlar.
*Beyindeki serotonin (mutluluk) hormonunun salgılarınıarttıran
Triptofan aminoasidinin %90 oranında bağırsaklarda üretilmesini
sağlarlar. Triptofan aminoasidi Melotonin ve Leptin hormonlarının
da salgılarını arttırır.
*Akciğer ve karaciğer hastalıklarında tedavilere destek olurlar
*Vücuda giren her maddeyi tanıma, algılama ve ayırt etme
konusunda yetenekleri geliştiğinden doğumdan itibaren çok güçlü
bir bellek sistemleri vardır.
*Tümörlerin gelişimini durdurarak kanser oluşumuna yol açan
kanserojenleri engellerler.
*Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemini güçlendirerek
immün terapik tedavilere destek olarak iyileşmeye olumlu
katkı sağlarlar.
*Bağırsak dokularında ortaya çıkan hastalıklarda iyileştirici
rolleri bulunur. Dokuları Onaran ve yaraları iyileştiren rolleri
ile tedavileri kolaylaştırırlar.
*Hücre oksidasyonunu engelleyerek hücre yenilenmesine
destek olurlar. Uzun ve sağlıklı bir yaşlanma sağlarlar.
*Ev ve yaşam ortamlarında bio-ekosistem oluşumu
sağlayarak oluşabilecek alerjenleri engellerler.
*2.beyin olan bağırsaklar ile 1. beyin arasında iletişim
koordinasyonun sağlanmasında etkin görev yaparlar.
*Tehlikeleri önceden sezip gerekli önlemleri alarak
metabolizmanın direncini arttıran operasyonları yönetme
yetenekleri vardır.
*Probiotikler, fermentasyon işlemlerinde nicelik olarak çoğalırlar
nitelik olarakta daha güçlü ve etkin formlara ulaşırlar.
*Zorunlu antibiotik kullanımından 1,5 – 2 saat sonra probiotik
gıdalar ile beslenme olursa antibiotiklerin zararları minimize edili

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here